Ana içeriğe atla

Her karanlığın bir aydınlık çıkışı var.

 



İnstagramda eski postlarımdan birine bu cümleyi kurmuşum. 

"Her karanlığın bir aydınlık çıkışı var. "

Hepimizin bildiği, ama o karanlıklarda kaldığımız zamanlarda çok da aklımıza getiremediğimiz bir şey aslında 

2020 aslında evrensel olarak da olsa karanlık bir yıl yaşanıyor. Umarım bu durum katlanarak devam etmez.  

Kişisel hayatlarımızda karanlık tünellere girdiğimiz durumlarda bocalayıp asla bitmeyecek gibi gelen duygular sarıyor. 

Şu fotoğrafa baktıkça,  aslında biraz da böyle davrandığımı fark ettim. Yolun başında tedirgin olup korktuğum,  şöyle bir yola / sürece bakıp bekleyip nasıl ilerlerim diye kontrol ettiğim ve önce minik adımlarla sonra el yordamı ile ilerlediğim. Düşeceğimi bile bile bazı yerlerden koşarak da ilerlediğim  ( evet düşeceğini bile bile.. İnsan düşmeden düşmemesi gerektiğini anlamıyor bazen. )

Yanımda birinin olması insana daha güç veren şey  ( yeni öğrendim bunu, öyleymiş)  ama bunlar nadir olan şeyler. O zaman korkularınız daha aşılabilir oluyormuş..

Bu tünellerde kah kör dalış yapıp ilerleyerek, kah yere düşüp dizlerimiz kanayarak, kah umutsuz kalıp saatlerce o yerde kıvrılıp zamanın geçmesini, birinin seni oradan kurtarmasını bekleyerek geçer. Ama biliriz ki kimse sizi kurtarmaz/ kurtaramaz.  Ancak kendimizin bu ışığı bulacağını biliriz. En umutsuz olduğumda bu sürecin geçeceğini, bir şekilde doğru /yanlış yol alacağımı, o ışık huzmesini dahi bulacağımı hatırlamaya, kendime hatırlatmaya çalışıyorum. Kalk, kalk ileri ! diye diye kendime gaz vere vere..  Kah sürünerek kah kendime gazla koşarak.. Yeter ki bir ışık bulayım.. Kendimin kazacağı yerler de  olsa devam etmek.. Karanlık yollarda sadece, kalkamayacağım yerlere düşmemek desturuyla ilerlemek.  

O ışık, umudunu kaybetmediğin, yorulup yere çakıldığında bile  kalkmadığın surece bulamayacağımız bir yol. 

Tünel çıkışında ağzımız yüzümüz dağılmış üstümüz başımız yıpranmış olabilir. Geçer, onlar da geçer. Vazgeçmediğimiz sürece sarılacaktır o yaralar. Sarıldı da .

Herkesin kendi içinde bulduğu bir çok yöntem  olabilir. bunlari ilk bende keşfetmedim. 

Yeter ki vazgeçmemek! Belki de  panzehir bu .

Işıksız yollarda, her zaman ışığa ulaşma gücünün gelmesi dileğiyle 


 Pessa - Elena LEDDA






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aş Erdiğim...

Uzun süredir aklımda olan, istediğim, aş erdiğim, isteyip de uygulayamadığım. Gitmek!  Bu kadar gitmeye aş erip de yerinde sayan bir çok kişi gibi duruyorum. Beynim sürekli bu duygu ile kavruluyor. Nereye olduğunun çok da öneminin olmadığı yollar. Gittiğimde oraya hafifleyeceğim.  Bilmediğim sokaklardan geçeceğim. Belki dilini dahi bilmediğim insanlarla konuşmaya çalışacağım.  Onun anlattığını anlamak için kendimi zorlayacağım. "Keşke herkesin birbirini anladığı bir cip olsaydı da başka diller de konuşulan gündelik hayatı dinleye bilseydim" diye düşüneceğim. Kızacağım kendime yine. Başka insanların dillerini bilmediğimden.  Herkesin gittiği yerleri es geçip arka sokaklara sapacağım. Sokakta belki sohbet eden iki yaşlı insanı dinleyeceğim. Her evin kapısına bakarken " kim bilir kaç insan bu kapıdan ben gibi çıktı koşarak ? " diyeceğim .   Bir pencereden uçuşan tüle bakacağım. Yanımdan koşarak b...

Sonunda

Sonunda başladım. Uzun süredir beklettiğim, ertelediğim, acaba dediğim şey de .. Bugün ertelemeden anında yazmak için ilk adımı atmak dı benimki.. Ama kızgın ama kırgın ama herşey için. Sesli düşünmek gibi.. Kendi kendine konuşmak gibi.. Rast gele bana  ..

Sen Gidince ...

Tam 4 yıl oldu!  4 yıl dediğimde sanki çok olmuş gibi.  Ama şöyle düşündüğüm de acısı alışılmış olsa da gittiğin sanki daha yeni gibi .  Sanki yine gittiğimde eve, görecekmişim gibi. Her annemle konuştuğum da bir kez daha  farkına vardığım.  Her aklıma geldiğinde yüzümde özlemle gülümsememe neden  olan. Belki de ilk defa gidişini kabullendim artık. Belki de .. Çocukluğumdan hatırladıklarım; Bayramlarda , senelik izinler de bir araya geldiğimiz. Ve hep özlediğim.   Kardeşler arası kavga ettiğimiz de, sen gelince okutmak için deftere yazdıklarımız.  " Ablam saçımı çekti, kardeşim bana vurdu" dan öteye geçmeyen, sen gelince asla aklımıza gelmeyen şikayetlerimiz.  Bizler için gittiğin yerlerden bizlerden ayrı yaşayarak ve uzak yaşayarak geçirdiğin, deli gibi çalışarak geçirdiğin bir ömür.   Tam evliliğinin  ve emekliliğinin rahatını yaşayacakken ve yapmak isted...